Moving Stones. Europe’s Neolithic Bridge: Anatolia

En bref

L'IFEA est un Institut de recherche français en Turquie. Dépendant du MEAE et du CNRS, il a pour vocation de faciliter, de fédérer et d'impulser des recherches en sciences humaines et sociales. C'est une structure de services et d'accueil des chercheurs. L'institut propose une programmation scientifique ouverte au public. 

logo cnrsMEAEifre

Zeynep Ahunbay, Prf. Dr.
Istanbul Teknik Universitesi, Istanbul, Turkiye

Tarihi İstanbul’un batı sınırını oluşturan, yaklaşık 7 kilometre uzunluğundaki II.Theodosius ve Komnen surları Dünya Mirası Listesinde yer almaktadır. Karasurları için Fransız plancı H. Prost içte ve dışarda, koruyucu bantlar belirlemiştir; koruma imar planı çalışmaları sırasında bu sınırlar korunmuş olsa da, son yıllarda sur çevresinde yapılan uygulamalar kentin siluet etkisini zedelemiştir.

Karasurları hendek, önsur, ve ana beden duvarları olmak üzere üç bileşenden oluşmaktadır. Depremler, zamanın yıpratıcı etkileri dolayısıyla Ortaçağ’da sürekli onarılan Surların doku ve genel görünüş olarak özgünlüğünü ve peyzaj değerlerini korumak için uluslararası standartlara uygun araştırma, kazı, belgeleme, onarım ve sunum çalışmalarına gerek duyulmaktadır. Dünya Mirası Sözleşmesi’ne göre, evrensel önem taşıyan anıt ve sitler, özgünlüklerini yitirmeden geleceğe aktarılmalıdır. Bu konudaki dikkatsizlik ve ihmaller, kötü ve aşırı restorasyonlar kültür varlığının özgünlük değerini zedelemektedir.

1991-1994 yılları arasında Karasurlarının güney ucunda, T1- T6 kuleleri arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri tarafından yürütülen çalışmada, özgünlüğün korunması ve en az (minimum) müdahale esas alınmıştır. Karasurlarını oluşturan üçlü sisteme ait kalıntıların toprak altında olan kısımları, bir park olarak düzenlenmiş alanın olanakları elverdiği ölçüde, kazıyla ortaya çıkarılmış ve korunmaya çalışılmıştır. Surların mevcut durumu, geçmişi ve yapısal özellikleri derinlemesine araştırılmış; strüktür ve malzeme araştırmaları belgeleme ile birlikte sürdürülmüştür. Fotogrametri yanında, geleneksel yöntemler de kullanılarak, kurulan iskeleler üzerinde dokuya yakınlaşılarak çalışılmış; özenli bir belgeme yapılmıştır. Duvar ve kulelerin tarihleriyle ilgili bilgiler, doku farklılıkları incelenmiş, kronolojik analiz, hasar tesbiti ve koruma öneri paftaları hazırlanmıştır.

Duvarlar, tonozlar, tuğla hatıllar Karasurlarının ilk yapım dönemi ve geçirdiği değişiklikler hakkında bilgi sağlayan temel kaynaklardır. Kule ve beden duvarlarının başarıyla onarılması için var olan izlerin iyi tanınması, kalıntının geçirdiği aşamaların anlaşılması gereklidir. Deprem hasarı görmüş olan kulelerin gelecekte daha fazla zarar görmemesi için strüktürel durumları değerlendirilmiş ve sağlamlaştırma önerileri geliştirilmiştir.

Onarımlarda uygun malzeme kullanımı konusuna önemle eğilinmiş, daha önce kullanılan delikli tuğla, çimentolu harç yerine horasan harcı, geleneksel boyutlarda üretilmiş tuğla sağlanmaya çalışılmıştır. Ustaların geleneksel yöntemlerle çalışmalarına özen gösterilmiştir.

Bu tür arkeolojik çalışmalar, arkeoloji, mimarlık ve mühendislik öğrencileri için eğitim, staj olanakları sunmaktadır. Çok sayıda mimarlık ve koruma yüksek lisans öğrencisi uygulama sırasında rölöve yapma, mesleki birikim kazanma şansı elde etmiştir.

Arkeolojik sit içinde bazı noktalarda kulelere işlev verilerek, bilgi alma noktaları, dinlenme yerleri oluşturulması öngörülmüşse de, bu çalışmaları yapma fırsatı olmamıştır. Onarım çalışmaları politik nedenlerle 1994 ilkbaharında sona erdirilmiş; öngörülen program tamamlanamamıştır.

Karasurlarının bakım ve onarımı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görevi olduğundan, bu sorumluluğu üstlenen teknik birimlerin eğitilmesi, uygulama ve denetim kapasitelerinin güçlendirilmesiyle, başarılı uygulamalara doğru olumu adımlar atılması beklenmektedir. Alanı ve çevresini korumak için bir yönetim planına gerek duyulmaktadır. Bozulma süreçlerinin izlenmesi, belgelenmesi; raporların değerlendirilmesi sonunda acil durumların, uygulama önceliklerinin saptanması, eylem planı geliştirilmesi söz konusudur. Sürekli bakım için uygun örgütlenme ve kaynak sağlanması gereklidir. İBB’nin Karasurları ile ilgili bir uzman ekip oluşturması ve her yıl bütçeden bu iş için fon ayırması ile sorun büyük ölçüde çözümlenebilir.