Etkinlik Arşivi

Konferanslar

Prof. Dr. Faruk Bilici (INALCO, Paris)

17 Kasım 1869 : Süveyş Kanalı, İmparatoriçe Eugénie’nin de hazır bulunduğu ihtişamlı bir törenle açıldı. Oysa 1859’da inşası başlayan kanal birçok engelle karşılaşmıştı. Ferdinand de Lesseps ve Fransa, Osmanlı İmparatorluğu’nu, eyaletlerinden biri olan Mısır’daki kanalın inşasının meşruluğu konusunda ikna etmek için on yıllar boyunca mücadele etmişlerdi.

Mısır’ın Fransa’nın yararına sömürgeleştirilmesi için devlet içinde devlet gibi bir araç olmakla itham edilen Uluslararası Süveyş Kanalı Şirketi (Compagnie universelle du canal de Suez), Osmanlı İmparatorluğu tarafından çok eleştiriliyordu. Osmanlı, Mısır’ın imparatorluğun diğer yarısından bir deniz kanalı yoluyla fiziken ayrılmasının padişahın bu bölgedeki hükümranlığını belirsiz kılacak olmasından ve kabul edilemez olan bir Batı tahakkümüne kapı açmasından kaygı duyuyordu.  

Bu eser, Süveyş Kanalı ile ilgili teknik veya diplomatik alanda var olanların üzerine yepyeni bir tarih anlatımı önermemekle birlikte önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamakta : bu tarihin, işletme projelerinden kanalın inşasına değin Osmanlı bakış açısından incelenmesi. Davalar, tahkimler, tartışmalar : 1956 yılındaki  millileştirilmesine bağlı olarak ortaya çıkan « Süveyş Kanalı krizi »nden çok daha önceleri de kanal, Batı ve Doğu arasındaki güç oyunlarının tam ortasında yer almaktaydı.

Dunum dili Fransızcadır

 

 

 

Etkinliğin Tarihi 17/02/2020 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 17/02/2020 8:00 pm
Son kayıt tarihi 14/02/2020 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 21
Kalan boş yer sayısı 39

Corry Gutstadt (Berlin "Verein Aktives Museum" araştırmacısı/ Hambourg Üniversitesi'nde Türkei-Europa-Zentrum yönetici ortağı)

Alman işgalinin başlangıcında eski Osmanlı topraklarından, Balkanlardan, Levant’tan ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na ait bölgelerden göç ederek Fransa'ya gelen Sefarad Yahudilerinin sayısı 35.000 civarındadır. 1935 yılında Türkiye’deki Yahudi nüfusunun 78.000 civarına indiği göz önünde bulundurulduğunda, Fransa'daki Yahudi topluluğunun Osmanlı / Türk Yahudileri tarihinde önemli bir rol oynadığını görürüz. Geleneklerini ve ortak tarihlerini korudukları gibi dillerini -Yahudi İspanyolcası ya da Judezmo- de koruyan Sefarad Yahudileri, kendilerine ait kültürü korumuşlardır. Fransa genelinde dinamik topluluklar kuran Sefarad Yahudileri, kendi kültürel ve sosyal kurumlarını oluşturmakla birlikte Fransa’daki toplumsal yaşamda da aktif olarak yer almışlardır.

Holokost (Yahudi Soykırımı) sırasında Fransa'da, Almanlar ve Vichy rejimi polisi tarafından tutuklanan 5.300'den fazla Sefarad Yahudisi tehcir edilmiş ve öldürülmüştür. Bir grup gönüllü araştırmacı ve tarihçinin desteğiyle bir araya gelen bir ekip tarafından yürütülen kolektif bir çalışma sonucunda ortaya çıkan Fransa’dan Ölüm Kamplarına Gönderilen Sefarad Yahudilerini Anma Kitabı (Mémorial des Judéo-Espagnols déportés de France), Fransa'dan tehcir edilen ve ayrıca Fransa’daki kamplarda vurularak öldürülen 5.300 Sefarad Yahudisinin isimlerinin yanı sıra Fransızca ve Judezmo dillerindeki ifadeleri ile 80’den fazla sürgünün biyografisini içermektedir. Bir anma kitabından çok daha fazlası olan bu kitapta yer alan tarihsel bölümler, Fransa’da yaşamış Sefaradların tarihini inceler. Sefarad Yahudilerinin Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerindeki ve imparatorluğun yıkılışının ardından kurulan devletlerdeki konumlarını inceleyen yayın, daha sonra Sefaradların Fransa'daki yaşamlarını, yeni ülkelerindeki yaşam şartlarını, Fransa'ya yönelik umutlarını ve ardından Alman işgali sırasında Nazi rejimi ile Vichy rejimi tarafından dışlanışlarını ve yaşadıkları zulmü anlatır. Kitabın bu bölümleri, yaşanan farklı durumlara yeni bir bakış açısı kazandırmaktadır. Sefarad Yahudilerinin çoğu Almanlar tarafından tarafsız veya müttefik ülkelerin vatandaşları olarak görülmektedir ve bu durum onların akıbetinde önemli bir etken olmuştur. Kitap ayrıca Yunan Yahudilerinin trajik kaderi gibi özel konuları da incelemektedir. Aynı zamanda sağ kalanların kurtuluşlarından sonraki hayatlarını da ele alan kitapta, aileler ve toplum üzerinde tehcirin yarattığı etkileri de kaleme almaktadır. Kitap ayrıca Sefarad Yahudilerinin işgalciye ve Vichy rejimine karşı direnişe katılımları ve rolleri üzerine yenilikçi bir bölüm içermektedir.

Sunum dili Fransızcadır

 

Etkinliğin Tarihi 13/02/2020 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 13/02/2020 8:00 pm
Son kayıt tarihi 12/02/2020 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 10
Kalan boş yer sayısı 50

Kitap tanıtım dili Türkçedir

“Populism and Heritage in Europe”- Avrupa’da Popülizm ve Miras-  kendi gündemlerini öne çıkarmak ve azınlık grupların Avrupa toplumuna kabul edilmesini engellemek için belirli siyasi aktörler tarafından kullanılan Avrupa mirası ve milli mirasa ilişkin popüler söylemleri inceliyor. Çalışma, korku siyasetinin miras ve kimlik kavramları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu sorgularken, güncel olay ve krizlerin sağ kanat popülist partilerin destekçileri tarafından gündeme getirilen Avrupa’ya dair hatıra ve kimlikleri nasıl etkilediğine de bakıyor. Kitap, altı ülkede gerçekleştirilen niteliksel saha çalışmasına dayanarak Avrupa karşıtı kimliklerin sağ kanat-popülist bireyler tarafından nasıl dile getirildiğine ilişkin bir analiz ortaya koyuyor. Bu tip siyasi partilerin program, beyanat ve resmi evraklarına ilişkin bir inceleme yaparken, partilerin yabancı düşmanlığı, İslamofobi, Avrupa karşıtlığı, Avrupalı mekanda küreselleşme ve uluslararası ticareti finansal kriz ve mülteci krizinin vurduğu kitleleri harekete geçirmek için nasıl araçsallaştırdığını ele alıyor. Kaya, popülist hareketlerin taraftarları ile gerçekleştirdiği derinlemesine mülakatlara dayanarak, bu bireylerin yerli ve popülist söylemleri benimsemesine ilişkin temel motivasyonlarına ışık tutuyor. Aynı zamanda bu tip partilerin ve destekçilerinin geçmişi ve mirası nasıl kullandıklarına dair kapsamlı bir analiz yapıyor. “Populism and Heritage”, Popülizm ve Miras, güncel zamanların en tartışmaya açık akımlarından birini özgün bir biçimde aydınlatıyor. Bu nedenle, miras çalışmaları, kültürel çalışmalar, siyaset, sosyoloji, antropoloji, felsefe ve tarih alanlarında çalışanlar için son derece ilginç bir kaynak teşkil ediyor.

Etkinliğin Tarihi 11/12/2019 6:00 pm
Son kayıt tarihi 10/12/2019 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 25
Kalan boş yer sayısı 35

Do grains make the difference? Plant economies during the development of urban societies in Upper and Lower Mesopotamia. New archaeobotanical studies in Iraq

Dr. Carolyne Douché, Postdoctoral researcher at the Museum of Natural History, Paris

Etkinliğin Tarihi 11/11/2019 6:00 pm
Son kayıt tarihi 08/11/2019 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 28
Kalan boş yer sayısı 32

Kitap tanıtımı: “Gouverner par la proximité”
Elise Massicard (CNRS-CERI)


Kitap tanıtım dili İngilizcedir.   

İdari ve siyasi aracılık figürü olarak görülen mahalle muhtarları, Türkiye’deki güç dinamikleri üzerine farklı bir perspektif sunmaktadır. Güçlü ve iradeci yönleri ile bilinen Türk Devleti, aslında, bir araya getirmesi gereken çok çeşitli sosyal mekanizmalar ile mücadele etmektedir. Türk çağdaş tarihine bakıldığında, çoğunlukla bir itici güç görevi gördüğü anlaşılan modernizasyon ve bürokratikleşme ile ilgili sorunsallar, göreceleştirilmektedir. Ayrıca, hükümetin giderek artan rasyonalizasyon uygulamaları – örneğin veri tabanlarının kullanımı – farklı yönetim biçimleri ile ifade edilmektedir. Daha gayriresmî ve daha kişisel olarak nitelendirebilecek bu yönetim biçimleri, vatandaşların, her ne kadar alçakgönüllü olsalar da, yoğun olarak müzakere ve hatta sahtekârlıklara başvurmalarına olanak sağlamaktadır. Devletin, uzun bir saha tecrübesi ve zengin bir etnografik araştırmaya dayanan, yerel ve günlük bazda “aşağıdan” yaptığı bu analiz, yetki kullanımındaki merkezileşme ile Türkiye’nin son yıllarda geçirdiği evrim ile karakterize edilen toplumdaki yoğun siyasallaşmaya yeni bir bakış açısı getirmektedir. Otoriter durumlar ve toplum ile devlet arasındaki ilişkiler üzerine olan algımız, burada ele alınan konunun da ötesinde yeniden şekillenmektedir.

CNRS (SciencePo-CERİ) araştırma müdürü olarak görev yapan Élise Massicard’ın çalışmaları, Türkiye’de siyaset ve din sosyolojisi üzerinde yoğunlaşmaktadır. “The Alevis in Turkey and Europe” (2012, Routledge yayınları) adlı yayını ile tanınan Massicard ayrıca, Marc Aymes ve Benjamin Gourisse ile birlikte “L’Art de l’État en Turquie” (2013, Karthala yayınları) adlı çalışmanın ortak yürütücülüğünü üstlenmiştir.

Etkinliğin Tarihi 30/10/2019 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 30/10/2019 7:00 pm
Son kayıt tarihi 28/10/2019 11:50 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 43
Kalan boş yer sayısı 17

Neslihan Kaya (EPHE)
"Yukarı Mezopotamya’da Eyyubi Mimarisinin Doğuşu ve Gelişimi (XII-XV. yy)"
Sunum dili Türkçe'dir

Etkinliğin Tarihi 28/05/2019 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 28/05/2019 7:00 pm
Son kayıt tarihi 28/05/2019 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 19
Kalan boş yer sayısı 41

"İhtilaf konusu miraslarıyla Akdeniz'de Osmanlılar" semineri

15 Mayıs 2019 Çarşamba saat 18'de IFEA'da

Randi Deguilhem (CNRS)

Juliette Dumas (AMU, IREMAM) tartışmacı olacak.

Sunum dili Fransızcadır

OTTOMED projesi kapsamında LabexMed'in katkılarıyla

Osmanlı mirasının korunması konusunda vakıflardan zımni bir araç mahiyetinde bahsedilebilir mi?

Etkinliğin Tarihi 15/05/2019 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 15/05/2019 8:00 pm
Son kayıt tarihi 14/05/2019 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 14
Kalan boş yer sayısı 46

"Adalet, siyaset ve toplum" semineri
2 Mayıs 2019 Perşembe saat 18'de IFEA'da

Laure Clément-Wilz (Paris-Est Créteil Üniversitesi)
"Kriz döneminde Avrupa Birliği Adalet Divanı"
Sunum dili Fransızcadır
Galatasaray Üniversitesi işbirliğiyle

Etkinliğin Tarihi 02/05/2019 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 02/05/2019 8:00 pm
Son kayıt tarihi 02/05/2019 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 2
Kalan boş yer sayısı 58

Erman Bakırcı (Konda), Ayşen Uysal (IFEA)
"31 Mars 2019 yerel seçimlerinin bilançosu"
Sunum dili Türkçedir

Etkinliğin Tarihi 29/04/2019 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 29/04/2019 8:00 pm
Son kayıt tarihi 29/04/2019 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 24
Kalan boş yer sayısı 36

Hümeyra Bostan (Şehir Üniversitesi)

Juliette Dumas (AMU, IREMAM) tartışmacı olacak.

Rus Tehdidine Karşı İstanbul Boğazı’nın Müdafaası ve Kalelerin İnşasında Fransız Mühendislerin Rolü (1772-1807)

Sunum dili Türkçedir

Etkinliğin Tarihi 26/04/2019 6:00 pm
Etkinliğin Bitiş Tarihi 26/04/2019 8:00 pm
Son kayıt tarihi 26/04/2019 11:55 am
Kapasite: 60
Kayıtlı 14
Kalan boş yer sayısı 46

Conférences en ligne

Installé dans les locaux du drogmanat du Palais de France (ancienne Ambassade de France auprès de la Sublime Porte), l'Institut français d'études anatoliennes "Georges Dumézil" a succédé en 1975 à l'institut français d'archéologie d'Istanbul fondé en 1930. À l'origine orienté vers l'histoire ancienne et l'archéologie, il a ensuite étendu ses activités à la turcologie (linguistique et histoire ottomane en particulier). Il a commencé à s'ouvrir au contemporain à la fin des années 1980, notamment avec la mise en place d'un Observatoire Urbain d'Istanbul (OUI). En 1994, l'IFEA a créé un Centre d'études caucasiennes. En 2003, ce centre s'est délocalisé à Bakou où l'IFEA possède désormais une antenne, installée au sein de l'Ambassade de France en Azerbaïdjan. En 2005 a été mis sur pied un Observatoire de la vie politique turque (OVIPOT). L'IFEA fait partie du réseau des vingt-sept instituts de recherche en sciences humaines et sociales dépendant de la Sous-Direction de la coopération scientifique, universitaire et de la recherche du Ministère des Affaires étrangères. Les études y concernent un vaste territoire, qui s'étend des confins orientaux de l'Europe aux abords de l'Asie centrale. Elles s'inscrivent dans une chronologie longue, allant de la préhistoire aux grands Empires, et de la naissance des États-nations aux redéfinitions identitaires d'aujourd'hui.C'est dire que l'IFEA offre un profil très diversifié, propice aux échanges entre disciplines : les sciences humaines et sociales (anthropologie, démographie, géographie, histoire, sociologie, science politique et économique, voire musicologie) y voisinent avec les techniques de l'archéologie et du classement et de l'analyse des textes écrits. Établissement à compétence régionale, l'Institut développe des programmes couvrant le Caucase et les Balkans.L'IFEA est présent sur le portail Persée pour ses publications archéologiques : http://www.persee.fr/collection/anatvet diffuse ses collections contemporaines sur Open Edition : http://books.openedition.org/ifeagd/